Hayatımızın En Güzel Yılları

Bir düş gördüm. Evde olduğumu gördüm. Daha önce de yüzlerce kez aynı rüyayı görmüştüm. Bu kez gerçek olup olmadığını anlamak istedim. Gerçekten evde miyim?

İkinci Dünya savaşından yaklaşık bir yıl geçmiş. Savaşın etkileri halen taze. Sinemalarda Hayatımızın En Güzel Yılları isimli bir film oynamaya başlıyor. Savaş sonrası evine dönen üç askeri anlatan bir film. Ev hasreti taşıyan askerler geri döndüklerinde kasabaları, aileleri ve yaşamları eskisi gibi mi olacak? Peki ya, daha önemlisi kendileri halen eski gibi mi?

7 Oscarla ödülleri silip süpürmüş, gişe başarısının yanında eleştirel başarıda yakalamış bu filmin sırrı ne olabilir? Yönetmen William Wyler ciddi filmlerin yönetmeni. Kendisini Ben-Hur ve Roma Tatili gibi klasiklerden tanıyoruz. Savaşın bitiminden bir sene sonra yayınlanan bu filmde insanlar kendilerinden bir parça buluyor. Kendi hayatlarından kesitler buluyorlar. Başarının en büyük sırlarından birisi bu. Çünkü insanlar kendilerine benzeyen şeyleri severler. İletişim uzmanlarının da dediği gibi kalbe giden yol uyumdur.

Başarıyı etkileyen bir diğer sır da filmin anlatımı. Savaş hakkında yapılmış bir çok film izlemişizdir. Savaş filmleri deyince aklımıza ne geliyor? Sayabilir misiniz? Kahramanlık, Amerikan ordusuna övgü veya savaş karşıtı filmler. Hayatımızın En Güzel Yılları, ne savaşı övgüyle anlatan ne de savaş karşıtı bir film. Bu ikisi arasındaki ince çizgide durmayı başaran nadir filmlerden biri. Belki de filmin büyük başarısının altında yatan sır bu ince çizgide durup mesajlarını yine de iletebilmesidir.

Hayatımızın En Güzel Yılları Harold Russell

Homer ve kız arkadaşı yeni sürece alışabilecek mi?

İkinci Dünya Savaşı sonrası ülkesine geri dönen 3 asker kendilerinin ve ailelerinin yani bıraktıkları hayatlarının döndüklerinde onarılamaz şekilde değiştiğini fark ediyor. Savaş sırasında yüzbaşı rütbesine yükselen Fred gerçek hayatına döndüğünde bir alışveriş merkezindeki işine bile tutunamaz. Karakterimiz için mükemmel bir kırılma noktası. Askerde saygı duyulan bir rütbede herkese sözünüz geçerken bir an da özel sektörün saygı görmeyen bir elemanı haline geliyor. Ve yeni tanıdığı, yeni evlendiği, daha tanımaya fırsatı olmadığı bir karısı var.

Diğer karakterimiz Homer savaşta deniz kuvvetlerinde bir patlama sonucu iki elini de kaybetmiş bir denizcidir. Askerde kanca şeklindeki yapay elleri ile kendi ihtiyaçlarını görebilmeyi öğrenmiştir. Yine bu olay ona diğer insanlardan üstün yönler de kazandırmıştır.
Ama Homer ailesinin ve sevgilisinin savaş dönüşü yeni ellerine ne tepki vereceği konusunda endişeleniyor. Onlar uyum sağlasalar bile, eskiden becerikli ellere sahip olan, Homer artık eski Homer değil.

Al Stephenson, eski bir banka memuru. Aralarında en şanslısı o. Eski işine geri dönüyor. Ama Stephenson artık eskisi gibi duygusuz bir bankacı değil. Aksine savaş onu yufka yürekli biri yapmış. İnsanlara karşı bu duygusal yaklaşımıyla başarısız krediler veriyor. Banka ile arasının bozulmasına yol açabilecek bir handikap.

Sinema severlerin arşivine eklemekten zevk duyacakları bir film. İzleyeceğiniz, nadir bulunan başyapıtlardan biri. Saatler su gibi akıp geçecektir. Güzel seyirler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s