Mulholland Çıkmazı

Club Silencio

Bando yok! Bando yok! Orkestra yok! Bunların hepsi bir teyp kaydı. Bando yok! Lakin, bir bando duyuyoruz. – Club Silencio

Mulholland Çıkmazı, David Lynch‘in anlaşılamayan filmi. Senarist koltuğuna da oturduğu bu filmde, belli ki izleyicinin filmi izleyip üstünkörü tüketmesini istemiyor. İstediği oluyor da. Gelişmeleri çözmek için tekrar tekrar incelenmesi gereken bir film ortaya çıkıyor.

Açılış sahnesiyle birlikte yönetmenlik yeteneğini gözler önüne seriyor. Usta işi ışıklandırma ve çekim açıları ilgimizi ilk çekenler oluyor. Film, sanat ve köstüm itibariyle de gerçekçi bir tavır sergiliyor. Bıraktığı bu tad ile Brian De Palma filmlerini anımsatıyor.

Konu ilerledikçe karmaşıklaşıyor. Bir süre sonra bir nevi Tarkovsky‘nın Ayna filmindeki gibi birbiriyle pek de bağlı olmayan rüyaları izlediğimizi ufaktan seziyoruz. Film, her ne kadar gerçekçi bir tavır sahibi olsa da karakterlerlerin gariplikleri buna vurulan bir darbe gibi. Tıpkı Barton Fink filmindeki gibi başlı başına garip karakterlere sahip. Çünkü olaylara karşı verdikleri tepkiler gerçekdışı.

Protaganist (eksen/ana) karakterimiz ünlü bir oyuncu olma hayaliyle Hollywood’a gelmiş Diane Selwyen isminde bir kadın. Ve onun  dissosiyatif kimlik bozukluğu (çoğul kişilik) yaşadığı hikayesine tanık oluyoruz. Hayallerinde başarısız olmuş bu kadın, çok istediği bir rolü Camilla Rhodes isimli birine kaptırmış.

Uyarı: Yazının devamı, eserin konusu hakkında ayrıntılı bilgi içermektedir.

Betty Elmes ve Rita

Betty Elmes ve Rita

Filmin başında gördüğümüz yatak ile Diane’nın uyanışına kadar gördüğümüz her şey tamamen rüya ürünü. Yine Diane mutfakta hayali karakterlerini görmeye başladığında gerçeklikten kopuyoruz. Elimizde çok az bir gerçeklik kalıyor.

Diane muhtemelen kıskandığı Rhodes’un ölümüne sebep olmuş. Ve bunun için vicdan azabı çekiyor. Hastalığı onun kafasında iki tane kaçış karakteri oluşturuyor. Bir yandan tüm hayallerine ulaşmış bir Betty Elmes karakteri. Mutlu, saf ve herkese iyi davranan biri. Bu Hollywood’da yaşadığı hayal kırıklığı tramvasının yükünü kaldıracak biri. Diğeri de öldürdüğünü kabul etmediği Rita (Camilla Rhodes) karakteri. Onu sanki o trafik kazasından kurtulmuş olarak hayal ediyor. Ve hayali Betty karakteriyle ona yardım ediyor. Bir nevi pişmanlık ve vicdan azabından kaçış yolu.

Uyarı sonu

David Lynch ve Naomi Watts

David Lynch ve Naomi Watts

Filmin içerisinde bir çok simgesel anlatım ve bağlantılar mevcut. Bunları çözmek için yayınlanmış bir sürü makale var. Simgesel anlatımda birçok anlamsız ayrıntıdan anlam uydurmak da mümkün. Bu da simgesel anlatımın eksik yönlerinden birisi. Filmin kendi içerisinde tutarlı olduğuna bile emin değilim. Yönetmen bazı şeyleri ucu açık bırakmış ya da bunların gerçekte sağlam temelleri bile olmayabilir. O yüzden bu ayrıntıları ve bağları açıklamak faydasız.

Kısacası, bulmaca gibi bir film sizleri bekliyor. Kafa yormayı sevenler için birebir. Güzel bir yönetmenlik dehası. Farklı konusuyla sizlerle. Güzel seyirler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s