Aynı Yıldızın Altında

Aynı Yıldızın Altında ya da The Fault in Our Stars, yazar John Green‘in aynı isimli popüler kitabının bir uyarlaması. 16 yaşında kanser hastası Hazel Grace Lancaster isimli bir kızın hikayesini anlatıyor. Hazel, ailesinin zoruyla katıldığı bir terapi grubunda Augustus Waters isminde bir gençle tanışıyor ve zamanla ona aşık oluyor. Yazar, ana karakterini yazarken gerçek dünyadan esinleniyor.

Hazel ve Augustus

Hazel ve Augustus

Yazar John Green, 2009 senesinde Harry Potter toplantılarında Esther Grace Earl isimli bir kızla tanışıyor. Kanser hastası bu kız onun ilgisini çekiyor. Çünkü yaşamak için yanında bir oksijen tüpü taşımak zorunda. Tıpkı ana karakterimiz Hazel gibi.

Aynı Yıldızların Altında, 12 milyon dolarlık bir bütçe ile 275 milyonluk bir gişe hasılatı yakalıyor. Bu da filmin başarısını ortaya koyuyor. Gişe başarısı iki nokta ile doğru orantılı. Ölümcül hastalığı olan aşıklar klişesi. Benzer aşk filmlerini hatırladınız mı Uzaktaki Anılar ve Kasımda Aşk Başkadır. Ve ikincisi de, popüler bir genç-yetişkin kitabını sinemaya uyarlamak. Sonuçta, işin kolayına kaçan bir gişe filmi ortaya çıkıyor. Ama film bir bağlamda bundan kurtulmayı başarıyor.

Green’in entellektüel birikimi, filmi diğer gişe filmlerinden, bir basamak yukarıya taşıyor. Yazar ölümcül hastalıkları olan çocukların bakıldığı bir hastanede 5 ay çalışmış. Bu deneyimlerini kitapta ortaya koyuyor. Gerçek dünyayı filmin içinde hissedebiliyorsunuz. Bu da melodramlaşmayı önlüyor. Hayata dair yapılmış bu gözlemler, dramın karikatürleştirilmesine engel oluyor. Filmin artılarından biri. Yine de, kitap yazarlarından çıkan senaryoların bir cilvesi midir bilinmez. Çokça felsefik ve  büyük sözler. Sıradan karakterlerimizin ağzından sarf ediliyor.

Hazel giyimiyle tam bir teenage havasında.

Hazel giyimiyle tam bir teenage havasında.

Filmde yoğun ölçüde bir dış ses (anlatıcı) kullanımı var. Hatta bu ses bize filmin başında, her şeyin filmlerdeki gibi mutlu sonla bitebileceğini ama bunun gerçek hayat olduğunu söylüyor. Aksine, bu tür bir anlatım izleyiciyi sinemanın büyülü dünyasından uyandırıp ben bir filmim diyor. Mutlu sonlardan bahsederken Disney‘i simge olarak kullanması, Disney’in kendini mutlulukla ne kadar bağdaştırdığının göstergesi ve bir başarısı.

Uyarı: Yazının devamı, eserin konusu hakkında ayrıntılı bilgi içermektedir.

Filmdeki, mesajlaşmanın içeriğini göstermek için kullanılan çizgi roman tarzı mesaj balonları ve bolca Apple reklamı biraz uygunsuz. Ama markalar gençlere hitap eden böyle filmlerde reklam yapma fırsatını kaçırmaz.

Amsterdam karşımıza gerçek bir şehir olarak değil de güzellikleriyle turistik bir yer olarak pazarlanıyor. Amsterdam’a gittikleri 5 Mayıs günü aslında ulusal bir bayram günü. Aksine sokaklar sessiz ve sakin tasvir edilmiş.

Kızı her seslendiğinde panikle koşan anne iyi bir gözlem. Hazel’in okuduğu kitabın yarım kalan sonu kendi hayatının bir metaforu. Hazel ikisinin de sonunda ne olduğu merak ediyor. Ama elbette bunu bilemeyecek. Isaac, gerçekçi bir şekilde, ölüm ona yaklaştığında cesaretini ve mizacını kaybediyor.

Van Houten neden cenazeye beyaz elbiseyle geliyor. Amerika’dan nefret eden Houten neden herhangi biri için o ülkeye geri dönüyor. Soruları cevapsız kalıyor. Yan öyküler ve yan karakterler zayıf, eleştirisi alan bir film.

Uyarı sonu

Sonuç olarak, Aynı Yıldızların Altında ağlamaklı bir aşk filmi arayanlar için biçilmiş kaftan. Hikaye yönünden zayıf kalsa da, ilginç ayrıntılara sahip bir senaryo. Sevdiklerinizle beraber güzel seyirler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s